Huseyin Meric
((DIN KARDEŞLERİM BU KONULARI OKUYUNUZ.
ONDAN SONRA DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞINIZ.))
Huseyin Meriç
:لسلام عليكمورحمة الله وبركاته:
بســـم الله الرحمن الرحيم
.............
twitter sayfama bakmanızı bekliyorum
https://twitter.com/#!/HuseyinMeric01
AMİN.
...........
BAKARA SURESİ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
الم (1) ذَلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ (2) الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ (3) وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ (4) أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمْ الْمُفْلِحُونَ (5)
2- el-BAKARA SURESİ
(Medine’de inmiştir, 286 ayettir.)
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…
1) Elif, Lam, Mim.
2) Kendisinde hiçbir şüphe olmayan bu kitap, muttaki-ler için hidayettir.
3) O kimseler ki gayba iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden de infak ederler.
4) Onlar ki sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler, onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
5) İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler; işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
1) Hurufu mukattaa denilen bu harflerin gerçek manasını ancak Allah bilir. Ulemanın bu ayetler hakkındaki görüşleri şunlardır: “Kur’an’ın isimlerinden biri, başında bulunan surelerin isimlerinden biri, hece harfleri, Kur’an’ın sırrı, Allah’ın isimlerinden biri, hece harfleri, Kur’an’ın sırrı, Allah’ın isimlerinin baş harfleri, bazı kelime ve cümlelerin kısaltılmış şekli, surelerin başlangıç ve bitişini gösteren bir işaret, müşriklerin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan semboller, müşrikler için bu gibi harfleri kullanarak ayetlerin bir benzerini meydana getirmeleri konusunda meydan okuma.” Kur’an bu gibi harflerden meydana gelmiştir. Sözlerinde bir canlılık vardır. Üslup, belağat ve beyan bakımından eşsizdir. Bu gibi harflere bir takım manalar vererek ebced hesabı ile gaybı bildiğini iddia etmek küfürdür.
2) Allah’tan Muhammed’e Cibril vasıtasıyla indirilmesi hususunda ve ifade ettiği hükümlerde hiçbir şüphe olmayan bu Kur’an, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde olup, O’nun emrettiği şeyleri yerine getiren, yasakladığı şeylerden kaçınmak suretiyle Allah’ın azabından sakının kimseler için doğru yolu gösteren ve Allah’ın izniyle doğru yola ileten bir mutluluk ve selamet rehberidir.
Tüm insanlar için bir hidayet rehberi olan Kur’an’dan gerçek manada ancak muttakiler istifade ederler. Çünkü onlar akıl sahibi olup, düşünen ve hakkı isteyen kimselerdir.
Doğru yolu göstermek insanların yapabileceği bir şeydir., fakat doğru yola iletmek yalnızca Allah’a aittir. Kim Allah’tan başka bir kimsenin hidayet ettiğini iddia ederse Allah’a şirk koşmuş olur.
3) Muttakiler, gözden ve duyulardan gizli olan, insan idrakini aşan, bilinmeyen gaybi gerçeklere, Allah’a, meleklerine, nebi ve rasullerine, kitaplarına, hesap, mizan, Cennet, Cehennem vb. ahirette görülecek hadiselere inanırlar, namazı rükun ve şartlarını tam olarak yerine getirmek suretiyle huşu içerisinde ve devamla eda ederler, kendilerine rızık olarak verdiğimiz insan için yararlı olan bütün maddi (yiyecek, içecek, giyecek, çocuk) veya manevi (bilgi, erdem gibi) şeylerden bir kısmını Allah yolunda zekat ve sadaka olarak harcarlar.
İman: Kur’an ve sahih sünnette zikredilen ve inanılması zaruri olan şeyleri şeksiz süphesiz bir şekilde kesin olarak kalple tasdik, dille ikrar etmek, bu bildirilen şeyler gereğince amel edip bu şeylerin aksine hareket etmemek ve bu şeyleri bozacak söz ve hareketlerden uzak durmaktır.
Gaybın türleri: 1- Yalnızca Allah’ın bildiği gayb. 2- Allah’ın vahiy yoluyla rasullerinden dilediğine bildirdiği gayb. 3- Allah’ın rüya veya ilham yoluyla salih kimselere bildirdiği gayb 4- Cinlerin semadan çalarak kahin ve sihirbaz dostlarına bildirdiği gayb. 5- Duyu organlarımızla algılayamadığımız fakat cinler tarafından bilinen gayb.
4) Ey Muhammed! Takva sahibi mü’minler, sana indirilen Kur’an’ın hükmünün kıyamete kadar geçerli olacağına ve ancak ona bağlananların kurtuluşa ereceklerine ve senden önceki nebi ve rasullere indirilen Tevrat, Zebur , İncil gibi kitaplara, İbrahim ve Musa’nın sahifelerinin Allah katından gelen tahrif edilmemiş hallerine inanırlar, onlar ahiret gününde gerçekleşecek olan berzah, ba’s, haşr, hesap, mizan, sırat, Cennet ve Cehennem’e de şeksiz şüphesiz bir şekilde kesin olarak iman eder ve o gün için hazırlık yaparlar. Ahirete gerçek manada iman eden kişi, Cehennem azabından kurtulmak ve Cennet mutluluğunu elde etmek için Allah’ın emrettiği şeyleri yapar, yasakladıklarından da kaçınır.
5) Bu vasıfları taşıyan muttakiler, Rablerinin kendilerini doğru yola ulaştırdığı ve bu yolda sabit kıldığı, Cehennem’den kurtarıp Cennet’ini vaad ettiği, dünya ve ahirette hem mutlu hem de kazançlı kıldığı kimselerdir.
okuduğunuz için Allah razı olsun lütfen paylaşlım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder