Benim hakkımda Allah İçin Arkadaşlık Allah Resûlü (s.a.v.): "Arkadaşlığı Allah için olan kişiyi Allah, cennette hiçbir davranış ve eylemiyle elde edemeye ceği bir makama yükseltir." buyurarak Allah için arkadaşlığa özendirmiştir.ALLAH İÇİN PAYLAŞIM.
22 Ocak 2013 Salı
HALK (YARATMA)
Selâmün Âleyküm sevgili saygı değer arkadaşlarım.
Yüce mevlâmızın rahmetti,
feyzi ve bereketi hepinizin özerinde olsun.
Rabbimiz için sevgimiz hem dünya hemde Ahirette sonsuz olması dileğimle..(huseyinmeric)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
HALK (YARATMA)
"Ey nâs (ey insanlar)! Sizi ve sizden öncekileri halk eden/yaratan Rabbinize ibâdet/kulluk edin. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah'ın azâbından kendinizi kurtarmış) olursunuz." (2/Bakara, 21)
Allah, Genel Olarak Her şeyin Yaratıcısıdır
"Allah, her şeyin yaratıcısıdır" hükmünü Kur'an'dan alıyoruz. Allah, bize kendi yüce Zâtını böyle tanıtıyor. "Allahu hâliku külli şey" ve aynı anlama gelen ifadeler birçok âyette tekrarlanır. (Bkz. 6/En'âm, 102; 13/Ra'd, 16; 35/Fâtır, 3; 39/Zümer, 62; 40/Mü'min, 62) "De ki: 'Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, tektir, hâkim olan (her şeye üstün gelen)dır." (13/Ra'd, 16)
Allah'ın her şeyin yaratıcısı olduğunu bildiren ayetler, çok geniş bir anlam ifade ediyor. Allah, "bütün eşyanın hâlikı, hayır şer, iman küfür, her şeyin yaratıcısı, bunları sebepleriyle birlikte yaratandır." O, aynı zamanda, evvelce her şeyi yarattığı gibi, bundan böyle ve gelecekte de her şeyin yaratıcısıdır. İlahlık, mâbudluk da; ibdâ edenin (yoktan var edenin) hakkıdır. Ubûdiyete ve ibadete Allah'tan başka layık hiçbir şey yoktur; ancak her şeyi yaratan ve her şeyi bilen Allah vardır. O halde, biz insanların ibadeti, göklerde ve yerde bulunanların ibadeti, O'na tahsis edilmelidir. Çünkü O, her şeyin yaratıcısıdır. Yaratılanın görevi de Yaratan'ını ibadette tek kılmaktır. Yaratıcı kim ise, ibadet edilmek de O'nun hakkıdır. "Rabbiniz Allah işte budur. O'ndan başka tanrı yoktur. (O) her şeyin yaratıcısıdır. O'na kulluk edin, O her şeye vekildir." (6/En'âm, 102) "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah'ın azabından kendinizi korumuş) olursunuz." (2/Bakara, 21)
Allah, dilediğini yaratır. Yaratmak murad ettiği zaman, ona sadece "ol" der, o şey hemen oluverir. Allah, sebeplerini ve maddesini bulundurarak yarattığı gibi, bunlar olmadan da bir defada yaratmaya kaadirdir. "Dedi ki: 'Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?' ' Allah böylece dilediğini yapar' dedi. 'Bir şey(in olmasını) istedimi, ona 'ol' der, o da oluverir." (3/Âl-i İmran, 47) Bu ayette olduğu gibi, dilediğini hikmetine göre yaratacağına dair muzâri sigasıyla birçok ayet gelmiştir. "Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Seçim onlara ait değildir. Allah, onların şirk koştukları şeylerden uzaktır." (28/Kasas, 68) Allah, dilediğini dilediği gibi yaratır. Allah, gökleri bir asıl/benzer olmaksızın yarattığı gibi, bir asıldan da yaratır. Gökler ve yer arasında olanları böyle yaratmıştır. Cinsinden olmayan bir asıldan da yaratabilir; Adem'i topraktan yarattığı gibi. Yahut tek başına dişiden İsa gibi, veya o ikisinden diğer insanları yaratması gibi.
Allah, bilmediğimiz nice şeyleri de yaratmaktadır. "Binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkepleri (yarattı) ve daha sizin bilmediğiniz nice şeyleri yarattı." (16/Nahl, 8) Mutlak yaratıcı Allah olduğu için, mutlak yaratma da O'na mahsustur. "Rabbiniz o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra (emri), arş üzerine hükümran oldu. (O,) geceyi, durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette (yaratan O'dur). İyi bilin ki, yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi Allah, ne uludur!" (7/A'râf, 54) Karşı durulmayan bütün emr O'nundur; O'ndan başka ne yaratacak, ne de emredecek vardır.
Hz. Musa'ya Firavun'un sorduğu soruyu ve Hz. Musa'nın cevabını nakleden şu ayet-i kerimeler, Cenab-ı Hakk'ı en bâriz vasfıyla tanıtır: "(Fir'avn) 'Rabbiniz kim ey Musa?' dedi. (Musa:) 'Rabbimiz, her şeye yaratılışını (varlığını ve biçimini) verip sonra onu doğru yola ileten (yaratılış gayesine uygun yola yönelten)dir' dedi." (20/Tâhâ, 50) Görülüyor ki, herşeye hilkatini veren Allah'tır. Bu herşey kavramından hiçbir şey müstesna ve hariç değildir. Herşeye Allah, yaratılışına uygun sureti vermiş, yaratılış, rızık ve tenasül hususunda birbirine benzemez durumlar ihsan etmiştir. Allah, her şeye yetenek dili ile istediği suret, şekil, menfaat vb. hepsini verdi. Kendisine uygun, faydalanmasına, özelliklerine elverişli durum var etti. Mesela, göze görmeye uygun şekli verdi. Diğer organlara da aynı şekilde görevlerine uygun şekli vücuda getirdi.
Kulların fiillerini de Allah yaratmıştır. Kul, kâsibdir; Allah hâliktır. "Oysa sizi de, yaptığınızı da Allah yaratmıştır." (37/Saffat, 96)
Allah, görülmeyen varlıkları, soyut nesneleri, ölümü, dirimi, melekleri, cinleri ve daha bilmediğimiz nice şeyleri yaratmıştır, yaratmaktadır. Gökleri, yerleri ve bu ikisi arasında bulunan canlı cansız herşeyi ve bunların en ince cihazlarını yaratan Allah'tır. Şu halde Allah, mutlak yaratıcıdır, el-Hâliktır. Herşey onun yaratığıdır. O halde yaratıklara düşen ihtiyarî veya ıztırarî olarak (isteyerek veya zaruret icabı, mecburen) yaratıcısını tanıma ve O'nu yüceltmektir.
...okuduğunuz için Yüce Rabbim hepinizden razı olsun.Okuyunuz okutunuz.paylaşınız.canlar..!
bizleri takip etmeniz için adresim.
fecabook aresim.
Türkiye: · https://www.facebook.com/huseyin.meric.73
twitter adresim:
https://twitter.com/HuseyinMeric01
netlog adresim.
http://tr.netlog.com/huseyinmeric
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder