9 Eylül 2011 Cuma

sevgili arkadaşlarım netlogda bana gelen bir bayan arkadaşımın mesajı

sevgili arkadaşlarım netlogda bana gelen bir bayan arkadaşımın mesajı
sizler ile paylaşıyorum
bu arkadaşım.
prince20011iches 
Princess785 Success
30 yaşında - bayan - Nigeria, Lagos

....orjinal mesajı:



Hi, 
I hope all is well; I like to know you, like in to be your friend. 
I am a lady, 5.2 feet tall, I need a responsible and God fearing man. I need a man that is really understanding and caring. He should be an Princess Alexandra honest man and also romantic. lexxy4riches@yahoo.com OR lexxy2riches@yahoo.com 
I NEVER REALLY KNEW YOU YOU WERE JUST ANOTHER FRIEND BUT WHEN I GOT TO KNOW YOU I LET MY HEART UNBEND I COULDN'T HELP PAST MEMORIES THAT WOULD ONLY MAKE ME CRY I HAD TO FORGET MY FIRST LOVE AND GIVE LOVE ANOTHER TRY SO I FELL IN LOVE WITH YOU AND I'LL NEVER LET YOU GO I LOVE YOU MORE THAN ANYTHING I JUST HAD TO LET YOU KNOW AND IF YOU EVER WONDER WHY I DONT KNOW WHAT I'LL SAY BUT JUST REMEMBER ONE THING I LOVE YOU )                   .........
*   Van Dier Tot Mens,Wij Vormen Een Geheel----..-   
*   Laat Ons Samen Proberen Om Onze Wereld --...  …
çevirisi



Merhaba,
Ben tüm iyi umut, ben bildiğiniz gibi, arkadaş gibi.
Ben bir bayan, 5.2 metre boyunda, bir sorumlu ve Tanrı korkusuyla adam gerekir.Ben gerçekten anlamak ve şefkatli bir erkeğe ihtiyacım var. O Prenses Alexandra,dürüst bir adam ve aynı zamanda romantik olmalı. lexxy4riches@yahoo.com VEYAlexxy2riches@yahoo.com
Ben GERÇEKTEN SİZE SADECE BAŞKA BİR ARKADAŞ OLAN SİZE TANIDIĞIASLA AMA BUNLARI BİLİYOR geldiğimizde KALBİM DÜŞEN BU YÜZDENBENİM İLK AŞK UNUTTULAR VE BAŞKA BİR YTL SEVGİ VERMEK İÇİNSADECE HAD ME Cry YAPMAK İSTİYORUM GEÇMİŞ ANILAR YARDIM Couldntyumuşamak LET SİZ VE IN LOVE YOU GO Ben SADECE BUNLARI BİLİYOR izin vermek zorunda kaldı VE BİR DAHA AŞK OLSUN ASLA ŞİMDİYE KADARWONDER İSE NEDEN SAY ANCAK SADECE) I LOVE YOU BİR ŞEY NEUNUTMAYIN! bilmiyorum .. .......
* Van Dier Tot Erkek, Wij Vormen Een Geheel ---- ..-
* Laat Ons samen Proberen Om Onze Wereld --... ...

benim cevabim..

Kur'an Gölgesinde Mesajlar
Huseyin Meric
:لسلام عليكمورحمة الله وبركاته:
بســـم الله الرحمن الرحيم
........
merhaba sevgili saygı değer güzel insan
sizlere biz müslümanların kur'ani kerimden ayet bu mesaj ile size gelir

003-ALİ İMRAN SURESİ
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

lutfen okuyunuz
sizleri ALLAH için seviyorum
arkadaş olduğum için teşekür ederim
özelikle islam dinimizi bilmeniz gerekir
varsa ülkenizde kur'ani kerim
kendi dilinize göre bulmanız
bulduktan sonra okuyunuz
ve islami seçme sizlerin özgürlüğünüze kalmış
ama ölümden sonra kurtulmanızın tek çaresi
en son gelen dine.onun peygamberi Hz Muhammed Mustafaya
Allah'a son gelen kur'ani kerime iman etmenizden geçer
şimdiden ALLAH nasip kılsın
Türkiyeden selam ve saygılar
msn:meric_emlak@hotmail.com
...
Shade of the Quran Posts Huseyin Meric : لسلام عليكمورحمة الله وبركاته: بسم الله الرحمن الرحيم ........ hello dear nice respectable people Muslim Koranic verses from you, we come to you with this message Please read the you love to GOD I'm a friend of the site function especially need to know the religion of Islam If you have the Koran in your country According to their own language to find After finding the read you had your freedom and Islamic selection but after death the only remedy to get rid latest from the prophet Muhammad Mustafaya dine.onun God believes in you from the last pass from the Qur'anic Miraculous GOD has already bestowed without hair Greetings and regards from Turkey msn: meric_emlak@hotmail.com 
...003-ALİ İMRAN SURESİ
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


003-ALİ İMRAN SURESİ
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Elif, Lam, Mim. (1)
Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kâimdir. (2)
O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. (3)
Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır. (4)
Şüphesiz, yerde ve gökte Allah'a hiç bir şey gizli kalmaz. (5)
Döl yataklarında size dilediği gibi suret veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur; üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (6)
Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (7)
"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen." (8)
"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp-dönmez." (9)
Şüphesiz inkâr edenler, onların malları da, çocukları da kendilerine Allah'tan (gelecek azaba karşı) hiç bir şey kazandırmaz. Ve onlar ateşin yakıtıdırlar. (10)
Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Ayetlerimizi yalanladılar, böylece Allah günahları nedeniyle onları yakalayıverdi. Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (11)
İnkâr edenlere de ki: "Yakında yenilgiye uğratılacaksınız ve toplanıp cehenneme sürüleceksiniz." Ne kötü yataktır o. (12)
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için andolsun bir ayet (ibret) vardır. Bir topluluk, Allah yolunda çarpışıyordu, diğeri ise kafirdi ki göz görmesiyle karşılarındakini kendilerinin iki katı görüyorlardı. İşte Allah, dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır. (13)
Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır. (14)
De ki: "Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir." (15)
Onlar: "Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyenler; (16)
Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve 'seher vakitlerinde' bağışlanma dileyenlerdir. (17)
Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur. (18)
Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam'dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki "kıskançlık ve hakka başkaldırma" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir. (19)
Eğer seninle çekişip-tartışırlarsa, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte, kendimi Allah'a teslim ettim." Ve kitap verilenlerle ümmilere de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa, gerçekten hidayete ermişlerdir. Fakat yüz çevirdilerse, artık sana düşen yalnızca tebliğ(etmek)dir. Allah, kulları hakkıyla görendir. (20)
Allah'ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele. (21)
Onlar, yaptıkları dünyada ve ahirette boşa gitmiş olanlardır. Ve onların yardımcıları yoktur. (22)
Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir. (23)
Bu, onların: "Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. (24)
Artık onları, kendisinde şüphe olmayan bir gün topladığımızda ve her bir nefse -haksızlığa uğratılmaksızın- kazandığı tam olarak ödendiğinde nasıl olacak? (25)
De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, her şeye güç yetirensin." (26)
"Geceyi gündüze bağlayıp-katarsın, gündüzü de geceye bağlayıp-katarsın; diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Sen, dilediğine hesapsız rızık verirsin." (27)
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiç bir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah'adır. (28)
De ki: "Sinelerinizde olanı -gizleseniz de, açığa vursanız da- Allah bilir. Ve göklerde olanı da, yerde olanı da bilir. Allah, her şeye güç yetirendir." (29)
Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (30)
De ki: "Eğer siz Allah'ı seviyorsanız bana uyun; Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir." (31)

De ki: "Allah'a ve elçisine itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez. (32)

-October 19, 1997

About This Translation

It simply is not possible to convey in full the meaning of the verses of the Holy Quran through translation. All the translations of the Holy Quran have fallen far behind the linguistic beauty of the original as well as its ideas.
Many people have translated the Holy Quran in to English. Only in this century about 30 translations 21 By Muslims 9 by non-Muslims (according to the quarterly journal of Hamdard Islamicus, of Karachi, Pakistan, Vol. 11 # 4 of winter 1986) have been published in English language alone. When this much translation of the same book is available one would naturally think of it as more then enough. A long time ago a friend wanted to publish an English translation of the holy Quran and he needed an opinion as to which one of the two translations that he had in mind would be more proper to publish.
I started to read the particular translations but, in many cases, could not form out of those translations an understandable idea of what the translation of a certain passage of the holy Quran was all about. I asked some high school students to read certain passages of those translations. They also were facing the same difficulty as I did.
1. One reason for such unclarity of these translations is the paragraphing.
In the Arabic text of the Holy Quran in many cases several verses may deal with the same or very closely related ideas.
For clarity all of such ideas should be stated in one paragraph but most English translations have written each verse as a separate paragraph. Thus, one idea or very closely related ideas are scattered and it has become very difficult to form an understandable idea of what a certain passage is all about.
2. It is not proper to translate the holy Quran by the help of a dictionary alone.
3. In order to form an understandable idea of what a certain passage of the holy Quran means one needs to be aware of the usage of the terms and the language by the holy Quran itself, the context of such passages, such as historical and theological environments etc.
For the same reason one must also be aware of the extensive scholarly works being conducted and the progress achieved today in the Islamic Seminaries, the theological and learning centers of the principles of jurisprudence and Shari'a.
As having been a student of the Islamic Seminary of Najaf, Iraq and Qum, Iran it would not be difficult for one to consult best works of commentaries of the holy Quran to reach the goals stated in (3).
It was possible, instead of spending all the time for a new translation, to publish explanatory notes with any of the existing translations by the permission of the translator. But with existing translations there were the problems of obvious mistakes, the out-come of translations where help of commentaries is needed, unclarity of the ideas and inaccuracies or the archaic type of translations.
In this translation:
(a) Commentary Works consulted for clarification were Al-mizan By Allama Taba Taba'i and Mujma'ul Bayan by Allama Tabasi which is famous in quoting the usage of Arabic language by the poets and orators pre and contemporary to the emergence of the Holy Quran.
(b) Translation of all verses dealing with one idea or very closely related ones is arranged in paragraphs but such arrangements do not in any way or form adversely affect the order of the original text.
Once the reader has an understandable idea of a passage of the holy Quran then by reading very often finds out the holy Quran very successful in conveying the principles of Divine message to people.
It, however, should be noted that the need for explanatory notes about certain passages of the holy Quran does not deprive one of benefiting from a simple translation. With the intention to follow the Truth and some degree of general knowledge, reading a translation of the Holy Quran very often and sincerely, there is no doubt, one can benefit a great deal from a translation of the holy Quran; it is the text of Divine guidance for mankind.
The favorable response of the readers of the first edition of this translation indicates clearly that the efforts of achieving clarity of the translation has been successful, by the grace of God. The following quotation is from Hamdard Islamicus, mentioned above:
"Sarwar, Sheikh Muhammad, The Holy Qura'n Arabic Text and English Translation (Elmhurst, 1981,1 edn. Without any notes this explanatory translation paraphrases the contents of the Qur'an in a lucid style."
Reading the Holy Quran, reflecting upon the meaning of its verses and practicing what the Holy Quran preaches all are virtuous deeds.
Muhammad Sarwar
2/21/97

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder